17 Ocak 2011 Pazartesi

ÇEHOV TİYATRO OYUNLARININ YAPISI

Çehov tiyatro yapıtlarında, 1905 devrim öncesi Çarlık Rusya'sının şehir-taşra ikiliğini kendinde barındırdığı kadar aristokrasinin çöküşüyle birlikte ortaya çıkan yeni koşulları da kendinde barındıran , toplumsal yapının çelişmeli birliğini yansıtır . eskimiş, ömrünü yitirmiş , eski top...lum düzeninin insanlarını , yeni bir düzenin gelmesi umudu karşısında ele alarak , bu insanların iç dünyalarında , toplumsal dış dünyanın dramını ortaya koyar, yaşamın dokunaklılığını, gündelik yaşamın kendi varoluşu içinde verir ve yaşamı 'kendiliğinden ' oluşturur.

psikanaliz ve edebiyat ilişkisi

Psikanaliz aslında edebiyata çok şey borçludur. Freud'un temel dogması 'Oedipus Kompleksi' Yunan oyun yazarı Sofakles'in ( M.Ö 496-406 ) Oedipus Rex adlı karakterinden türemiştir.
Psikanalitik eleştiri sık sık kurgusal karakterizasyon çözümlemesine başvurur. Ve Freud'un Küçük Hans , Dora , Fare Adam gibi vaka incelemel...eri 'bilimsel' anlamda taşıdıkları değer ne olursa olsun , onun öykücülüğünün büyük örnekleridir.

eleştiriel teori /alıntı

'insanın ölümü'

'insanın ( ya da öznenin) ölümü' kavramı , mantığı kullanarak çevresine hakim olan ve kültürel ilerleminin merkezinde yer alan geleneksel 'aydınlanmacı 'insan ' kavramı bir yanılsamadır. bizler aslında sistemler tarafından yönetilmekteyizdir.

'yeniden düşünme 'eylemi , bireyin öz gerçekleştirmeye ve ken...dini (sanatsal veya ekonomik alanlarda ) ifade etmeye olan bağlılığı üzerine temellenmiş bütün bir kültürel geleneğe meydan okumaktır.

eleştirel teori /alıntı

stuart sim-borin van loon

7 Ocak 2011 Cuma

VİKTOR ŞİKLOWSKY (1895-1984)

Viktor Şiklovskiy (1895-1984) edebi dil çözümlemelerine 'alışkanlığı kırma ' gündelik olay ve nesnelerin bize yeni birşeymiş gibi görünmesi için 'yabancılaştırılması ' kavramını soktu.

Sanatın tekniği nesneleri ' alışılmadık ' hale sokmak , biçimleri zorlaştırmak , algılama süreci kendinde estetik bir hedef içerdiği ve... bu yüzden devam ettirilmesi gerektiği için alışılamanın güçlüğünü ve süresini artırmaktır.

Nesneler sanat sayesinde algılamanın otomatizminden uzaklaşır.

Brecht'in 'yabancılaşma etkisi ' dikkatleri biçimsel araçlara çekerek bizi kabul ettiğimiz eylem ve davranışların arkasında yatan şeyleri ( gizlenmiş ideolojik yan anlamları ) fark etmeye zorlayan bu sürecin başka bir yorumudur. Marksizim ile Biçimciliğin , metinsel yüzeyin altındaki 'saklı' unsurlara nasıl vurgu yaptığına dikkat edin.

eleştiriel teori /alıntı
NTV yayınları

ACI

Ve bir kadın, “Bize acıdan bahset” dedi.

Ve o cevap verdi:



“Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır.

Nasıl bir meyvenin çekirdeği, kalbi Güneş’i görebilsin diye
kabuğunu kırmak zorundaysa, siz de acıyı bilmelisiniz.

Ve eğer kalbinizi, yaşamınızın günlük mucizelerini

hayranlıkla izlemek üzere açarsanız,acınızın, neşenizden
hiç de daha az harikulade olmadığını göreceksiniz;

Ve kırlarınızın üstünden mevsimlerin geçişini kabul ettiğiniz gibi,
aynı doğallıkla, kalbinizin mevsimlerini de onaylıyacaksınız.

Ve kederinizin kışını da, pencerenizden huzur içinde seyredeceksiniz.

Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir.

Acınız, aslında içinizdeki doktorun, hasta yanınızı
iyileştirmek için sunduğu “acı” ilaçtır.

Doktorunuza güvenin ve verdiği ilacı sessizce ve sakince için;

Çünkü size sert ve haşin de gelse, onun elleri
“Görülmeyen”in şefkatli elleri tarafından yönlendirilir.

Ve size ilacı sunduğu kadeh dudaklarınızı yaksa da,
O’nun kutsal gözyaşlarıyla ıslanmış kilden yapılmıştır.”





Halil Cibran / alıntı

HOŞ GELDİN

:
Hoş geldin!
Kesilmiş bir kol gibi
omuz başımızdaydı boşluğun...
Hoş geldin!
...Ayrılık uzun sürdü.
Özledik.
Gözledik...
Hoş geldin!
Biz
bıraktığın gibiyiz.
Ustalaştık biraz daha
taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta...
Hoş geldin.
Yerin hazır.
Hoş geldin.
Dinleyip diyecek çok.
Fakat uzun söze vaktimiz yok.
YÜRÜYELİM...

Nâzım Hikmet RAN

kim tutabilir ki ateşi elinde

kim tutabilir ki ateşi elinde

karla kaplı kafkasları düşünerek;

ya da açlığını bastırabilir
...
gözlerinin önünde bir şölen canlandırarak;

ya da çırılçıplak yuvarlanabilir

aralık karında yaz sıcağını düşleyerek…



o zaman insandın asıl,

yapmaya yüreğin olduğu zaman.

daha ileri git şimdi

daha fazla insan olmak istiyorsan…

W. Shakespeare